Gelişmiş dünya kentlerinde ve kasabalarında dolaştığımız doğal yeşil alanlar, halkın maddi ve manevi zenginliğini, bu doğal ortamı korumakla, göz bebeği gibi bakıp, bozmamakla bize kanıtlıyor. Gönüllerinin büyüklüğünü ve huzurunu, yurttaşlarına bu şekilde yansıtabiliyor.
Bizde yok mu bunlar?
Burası neresi mi? İstanbul’un göbeğinde desem... Ne dersiniz?
Burası kentin göbeğinde "validelerin bize bıraktığı" huzurlu bağlar...
Önce hikayesini anlatmam gerek... Bezmialem Valide Sultan’ın en büyük arzusu, çeşit çeşit meyve ağaçlarının bulunduğu emsalsiz bir bağ meydana getirmekmiş. Validesinin bu arzusundan haberdar olan Sultan Abdülmecid en uygun arazi olarak Üsküdar’daki bu bölgeyi ona hediye etmiş. Valide Sultan oğlunun hediye ettiği bu araziyi kısa zaman içinde parmakla gösterilen bir meyve bahçesi haline getirebilmiş. İmparatorluğun muhtelif köşelerinden meyve ağaçları getirilip dikilmiş, yabancı ülkelerden fidanlar gelmiş, ve saray bahçelerinden örnek ağaçlar da buraya toplanmış. Onlarca çeşit ağaçlar dikilmiş. Meyve ağaçları galerisi ya da botanik bahçesi gibi olan bağın ününün tüm imparatorluğa yayıldığı söylenegelir. Meyvelerin ilk mahsulleri ilk önce Sultan II. Abdülhamit’e tattırılırmış. İçindeki saray 1863 yılında "Adile Sultan Kasr-ı Hümayunu" ismiyle yazlık olarak Adile Sultan’a verilmesiyle bu bağlar daha da ünlenmiş.
RANT PEŞİNDE KOŞUP REDDİ MİRAS YAPIYORUZ
Bu tarihi, doğal ve kültürel mirası biz ne yapıyoruz? Geliştiriyoruz... Nasıl yani? Ağaç bakımı ve dikimi mi yapıyoruz? Ekolojik çalışmalar yürütüp eğitimler mi veriyoruz?
Yapılar ve bağ, uzun süre eğitim ve sağlık hizmeti çalışmalarına ev sahipliği yapmış. Koruda doğal güzelliklerin yanı sıra öğretmen evi olarak hizmet veren Adile Sultan Kasrı, Abdülaziz Av Köşkü, Çamlı Köşk gibi tarihi eserler yer alıyor.

Ben bu sarayı ilk kez “Hababam Sınıfı”nda tanıdım
1980’lerin başlarında nazım planlarda yeşil alan olarak görülen alanda plan değişiklikleri yapılarak Validebağ Sitesi inşa edilmiş. Doğal hayatı koruma çalışmaları çerçevesinde leylekler de soyu tehlike altında olan varlıklar kategorisine alındığından, 1986 yılında Validebağ Korusu’nun leyleklerin konakladığı bölümü Marmara Üniversitesine tahsis edilmiş.
BELEDİYE DEDİĞİN BETONA BOĞAN DEĞİL YEŞİLİ VE TARİHİ KORUYAN KURUMDUR
Ya sonrası? Belediyeler “çalışıyor”, beton, beton ve beton üretiyorlar!
1997 yılında Üsküdar Belediyesinin bu alan üzerinde yapılaşma girişimleri mahkeme kararıyla durdurulmuş. 1998 yılında Haydarpaşa Lisesi bir futbol sahası büyüklüğündeki alanda hafriyat yapıp doğal bitki yapısını yok etmiş. 1998 yılında Milli Eğitim Bakanlığı eski ahırların bulunduğu alana izci evi inşa ederek üst giriş kapısından buraya araba geçiş yolu yapmış.
Hiçbirini ama hiçbirini istemiyoruz! Benim için en iyi belediye, yeşili en az katleden, en iyi koruyan belediyedir! Suni sahte yapılardan uzak, sade saf doğallığı bize sunabilendir.
California’ya gezmeye gittiğiniz ve doğal parkları dolaştığınızda, size gururla binlerce yaşlarda olan ağaçlarını tanıtırlar, yarıştırırlar. 1992’de ben de bu ağaçlardan biriyle fotoğraf çektirme şerefine ulaşmıştım. Vaktinde validelerin Validebağ’ına diktirdiği ağaçları sayesinde, bugün kentimizin göbeğinde 200-300 yaşında ağaçlar bulabilirsiniz. Bu "anıt ağaçlar’ın listesini, validebag.org sayfasında detaylı olarak görebilirsiniz.
BİZE EMANET EDİLMİŞ BİR ARBORETUM SANKİ
Koruda 1999 yılında yapılan sayımda 3 bin 419 ağaç tespit edilmiş. 2006 yılında ise 6 bin 321 ağaç, ağaççık ve çalı listelenmiş. Meşe, selvi, sedir, mazı, çam, çitlembik, dişbudak, akasya, defne en fazla bulunan ağaç çeşitleri. Ayrıca 200 kadar çeşitli meyve ağacı; dut, zeytin, ceviz, Kestane, ıhlamur, sakız ağacı mevcut. Bir rivayete göre 2 bin dönüm, daha sonra 700 dönümlük köşk, yapı ve bağdan oluşan alan bir kararla bugünkü haline yani 354 dönüme düşürülmüş.
AHDE VEFA İÇİN KURULMUŞ KOMŞU DAYANIŞMASI ÖRNEĞİ
İşte zaman içinde yağmalanandan kalanı korumak için haklı mücadele sürüyor.
90’lı yıllarda Acıbadem, Koşuyolu, Altunizade ve Barbaros mahallelerinde oturan gönüllü yurttaşlar bir araya gelerek Validebağ Yurttaş İnisiyatifini oluşturmuşlar. 25 Aralık 1998 tarihinde korunun tarihi dokusunun korunması için 6 bin imzalı dilekçe İBB’ye teslim edilmiş. 5 Ocak 1999 tarihinde 3 No’lu Koruma Kurulu Raportörü Validebağ Korusu’nu yerinde görerek tarihi dokudaki müdahale ve bozulmaları saptamış. İnisiyatif 16 Temmuz 1999’da 3 nolu Koruma Kurulu’nun Validebağ Korusunu birinci derece doğal SİT alanı ilan etmesine ön ayak olmuş. 2000 yılında kurulan Validebağ Gönüllüleri Derneği birinci derece doğal SİT alanı olan bu bölgenin savunucusu, koruyucusu sorumluluğunu üstlenmiş.
MİRASI TALAN ETMEK AMACI İLE DİN İSTİSMARI YAPILIR MI? YAPILIR!
2012 sonrasında cami inşaatı ve otopark yapma girişimleri önemli mücadele konuları oluşturmuş. Kadir Topbaş’ın yürütmeyi durdurma kararına karşı gelerek, toplumun inançları üzerinden toplumu bölme ve siyaset yapma girişimleri büyük tepki çekmiş.
Aralık 2020’de AKP oylarıyla, Validebağ’ın 100 metrekarelik bir kafe-restoran ile başlamak üzere imara açılması kararı İBB Meclisi'nden çıktı. İBB Meclisi CHP'li Meclis Üyesi Esin Hacıalioğlu, yapılan plan değişikliği ile korunun imara açık hale geleceğini savundu. Validebağ Korusu'nun korunması gerektiğini vurgulayan Hacıalioğlu, “Tarihi yapılar korunsun ama neden ilave alanlar getiriliyor. Doğal alan 354 dönümdür. Bu alanın tamamen korunması lazım" dedi.
Sonuçta 24 Haziran 2021’de yargı, Üsküdar Belediyesi'nin Validebağ Korusu'na ilişkin hazırladığı imar planı hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdi. Ve akabinde Validebağ Gönüllüleri koruda yapılan çalışmaları izleyebilmek ve hukuksuz uygulamaları belirleyebilmek için koruda nöbet tutmaya başladılar. Ve nöbet 100'üncü gününe ulaştı!
KENDİLİĞİNDEN, İÇTEN, HAK TEMELLİ BİR OLUŞUM
Sonuç? Validelerin bize miras bıraktığı bu alan için, kıran kırana bir savaş, geçen haftaki görüntülerle tekrar gündeme geldi. Ve Üsküdar Belediye’sinin yürütmeyi durdurma kararına yaptığı itiraz, bu hafta duyurulan karar ile ret edildi.
Türkiye’nin demokratikleşmesi için, sivil inisiyatiflerin güçlenmesi zaruri... Bu mücadele başarılı bir örnek Validebağ Gönüllüleri Derneği... Oluşumu, insanların basit bir şekilde, sadece korularını korumak istemesine dayanıyor. Kendiliğinden, içten, kent hakkına dayanan bir oluşum.
Peki ya belediye “hizmeti” nedir? Bu mudur? Belediyeleri rant, talan olarak görenler için budur!
